MAKALELERİMİZ

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Yaşanan bazı ruhsal sorunlar kişide psikolojik olarak bazı travmalara neden olur. Bu ruhsal travmalardan sonra en yaygın şekilde görülen iki hastalık ise depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu olarak karşımıza çıkar.

Travma sonrası stres bozukluğuna sebep olabilecek bazı ruhsal travmaları şu şekilde sıralayabiliriz:

* Doğal afetler (deprem, sel, yangın)
* İnsan eliyle yapılan travmalar (savaş, işkence, tecavüz)
* Kazalar (iş, trafik)
* Beklenmedik ölümler 
* Ciddi-ölümcül hastalıklara yakalanma

Her insan yaşamı boyunca bu olumsuz durumlarla karşı karşıya gelebilmektedir fakat her insanın başa çıkma mekanizması eşit olmadığından verecekleri tepkilerde birbirinden farklı olacaktır. Travma süreci ise tam olarak başa çıkma becerilerimizin yetersiz kaldığı noktalarda verdiğimiz fizyolojik ve psikolojik tepkilerle eş zamanlı olarak ortaya çıkmaktadır.

DSM 5’e göre Travma Sonrası Stres Bozukluğu, doğrudan travmatik deneyimi yaşama, gözlemleme, bir yakınının/arkadaşının maruz kaldığını öğrenme, defalarca olayın sevimsiz ayrıntılarıyla karşı karşıya kalma durumlarında oluşan; travmatik deneyimin hemen akabinde beliren istek dışı anımsamalar, tekrarlayan sıkıntı veren düşler, yeniden yaşama hissi, travmatik deneyimi anımsatan iç veya dış uyaranlara karşı yoğun ya da uzun süreli ruhsal sıkıntı yaşama, olaya ilişkin uyaranlardan kaçınma, travmatik deneyimle ilgili biliş ve duygu durumda olumsuz değişiklikler olma, tepki gösterme biçimlerinde değişiklikler olma durumlarının bir aydan daha uzun bir süre gözlemlenmesi ve bu durumların işlevsellikte düşme oluşturup herhangi bir madde kullanımı, sağlık durumu ve psikoz bozukluğu ile açıklamayan durumları kapsamaktadır.

Türkiye psikiyatri birliği travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bir kişide travmayı izleyen günlerde oluşabilecek belirtileri şu şekilde sıralamıştır:

  • uykusuzluk,
  • kabuslar,
  • olayla ilgili anıların rahatsız edici biçimde sık sık hatırlanması,
  • sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusu ve bu nedenle diken üstünde hissetme,
  • kolay irkilme,
  • çabuk sinirlenme,
  • gelecekle ilgili plan yapamama,
  • yabancılaşma (başkaları beni veya yaşadıklarımı anlamıyor hissi),
  • olayı hatırlatan durumlarda huzursuz olma ve bu durumlardan kaçınma görülür.

 

Bu belirtiler kısa bir süre içinde kendiliğinden geçebileceği gibi, uzun zaman alması da olasıdır. Belirtiler genel olarak travma sonrası süreçte başlamasına rağmen bazen olayın üzerinden aylar geçtikten sonra da görülebilmektedir.

Türk Psikiyatri Birliğine göre Travma Sonrası Stres Bozukluğu görülen pek çok kişide aynı anda başka ruhsal rahatsızlıklar da görülür. TSSB ile birlikte en sık görülen hastalık depresyondur. Depresyon dışında çeşitli anksiyete bozuklukları, aşırı alkol veya madde kullanımı da görülebilir. Daha önceden ruhsal hastalık geçirmiş kişilerde travma sonrasında o hastalıkların yeniden ortaya çıkma riski fazladır. TSSB dışında ikinci bir ruhsal hastalık varsa, hem kişinin yaşadığı sıkıntı ve işgücü kaybı artar, hem de daha yoğun ve daha uzun süreli tedavi gerektirir.

Yaşanan olayın izlerinin silinmesi ise travmanın şiddetine bağlıdır. Şiddetli bir travmanın izlerinin silinmesi yıllar alabilirken etkileri daha az olan bir travmanın izleri aylar içerisinde bile silinebilmektedir. Travmanın izlerini silebilmek için onun sonuçlarından kaçınmak ya da onu unutmaya çalışmak iyi bir yöntem değildir. Kaçınmaya çalıştığımız travmalar daha büyük sorunlar doğurabilir ve travma sonrası stres bozukluğunun süresini azaltmak yerine arttırabilir.

Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde en sık bilişsel davranışçı terapi ekolü kullanılmaktadır. BDT travmayı yaşayan kişinin korkularıyla yüzleşmesini ve travmayla ilgili olumsuz düşüncelerinin yerine olumlu düşünceleri koymasını amaçlayan bir psikolojik terapi yöntemidir.