MAKALELERİMİZ

Cinsel İşlev Bozukluğu

Cinsel işlev bozukluğu, cinsel yaşama dair isteğin azalması, cinsel olarak kişiyi etkileyip harekete geçirebilecek birçok uyarıcı olsa da kişide herhangi bir etkilenme durumunun olmamasıdır.

Dsm 5’ cinsel işlev bozukluğunu iki şekilde inceler ;

1.Kadın cinsel ilgi / Uyarılma bozukluğu

2. Erkek hipoaktif Cinsel istek bozukluğu

Bu iki durum cinsel yakınlaşmaya olan isteğin azalması veya yok olması anlamına gelir. Teşhis koyulabilmesi için semptomların en az altı ay sürmesi ve klinik açıdan cinsel yaşamdaki işlevselliği etkilemesi gerekir. Cinsel işlev bozukluğu beraberinde anksiyete, depresyon gibi diğer hastalıklarla görülebilir.

Cinsel istek bozukluğunun teşhisi, cinsel aktiviteyi veya cinsel aktiviteyi azaltma hatta arzulamamayı ifade eder.

Cinsel İşlev Bozukluğunun Belirtilerini Ele Alalım ;

  1. Cinsel yaşama olan isteğin giderek azalması ve hatta isteğin yok olması
  2. Uygun olmayan cinsel düşünce ve fantazilerin varlığı
  3. Cinsellik esnasında keyif alamama,
  4. Partner cinsel olarak etkileme ve cinsel aktiviteyi başlatabilme girişimleri karşısında uyarılmama ve isteksizlik yaşama
  5. Cinsellik anında yok, genital veya nonesesential duyumlar.

 

Belirtilerin en az 6 ay süremesi ve kişinin hayatında önemli olumsuzluklara sebeiyet vermelidir.

Cinsel işlev bozukluğunun nedenleri incelendiğinde ;  

Zaman içerisinde cinsel istekte değişmelerin olması; zaman zaman isteğin artması zaman zaman azalması olası bir durumdur. Ancak bazen bu istek durumu hayatın işleyişini önemli ölçüde etkiler ve partnerin çabasına rağmen kişide herhangi bir uyarılma, etkilenme olmadığında ilişkiyi de olumsuz olarak etkileyebilir. Cinsellik bir ihtiyaç olarak düşünüldüğünde bu durum cinsel işlev bozukluğu yaşayan kişinin hem ilişkisini hem de fiziksel olarak kendisini olumsuz etkiler. Cinsel hayatında bu şekilde sorun yaşayan kişiler kendilerini yetersiz, mutsuz hissedebilir. Yaşadığı cinsel işlev bozukluğunun yanında depresyon, anksiyete, geliştirebilir, kişi yaşamdan keyif alamayabilir. İşte bu gibi yaşam kalitesini bozan durumlarla karşılaşıldığında ve bu durum en az altı ay sürdüğünde cinsel işlev bozukluğun semptomları söylenebilir. Kişi böyle bir durumda bir uzmandan (psikolog-psikiyatrist) yardım almalıdır.

Cinsel İşlev Bozukluğuna Sebep Olabilecek Durumlar

  1. Cinsellik ile ilgili çevrenin olumsuz tutumları.
  2. Partnerlerin olumsuz iletişimleri, ilişkilerini zora sokmaları
  3. İş ortağı cinsel işlevi
  4. Alkol kullanmı
  5. Zorlayıcı yaşam koşulları, stresörler.
  6. Endokrin bozukluklar
  7. Erektil Disfonksiyon
  8. Duygusal veya Fiziksel istismar
  9. Başka bir ruhsal bozukluğun varlığı (Depresyon, anksiyete)

 

Cinsel İşlev Bozukluğu Tedavisi

Cinsel işlev bozukluğunu tedavi ederken hem psikoterapi hem ilaç tedavisi uygulanabilir. Psikoterapi ile tedavi ele alındığında kişiler ilişki veya çift terapisinden yardım alacaklardır. Ancak psikoloğun gerekli gördüğü durumlarda terapiye bireysel devam edilebilir. Bireysel tedavide ise olumsuz düşüncelerle çalışılarak Bilişsel davranşçı terapi (BDT) ‘den faydalanılabilir.

Tedavi sürecinde çeşitli ödevlerle çiftlerin cinsel yaşamlarına ayırdıkları zamanı arttırmaları sağlanır.

Ancak bütün bunların yanında bireylerin birbirleriyle olan iletişimleri, empati geliştirip bir birlerini anlamaya çalışmaları konusunda çaba sarf etmeleri çok önemlidir.

Romantik içerikli filmler izlemek cinsel isteği sağlayabilir.

 

Psikolog Nisa Ayyıldız