MAKALELERİMİZ

ARTİKÜLASYON

İnsanlar arasındaki iletişim dil ile sağlanır. Dildeki bozukluk iletişimin kalitesini bozar. İşte tam olarak bu noktada artikülasyon bozuklukları da iletişim, konuşma bozuklukları içerisine girer. Artikülasyon konuşma seslerinin ağızdan çıkmasıdır. Konuşma seslerinin telaffuz edilişidir. Seslerin, hecelerin, kelimelerin ağızdan yanlış çıkarılması ise artikülasyon bozukluğu demektir. Artikülasyon bozukluğu, artikülatör organların (dil, dudak, damak,diş…) seslerin çıkarılması esnasında uygun biçime, gelememesinden kaynaklanmaktadır. Konuşma sesleri anormal bir haldedir. Yanlış telaffuz söz konusudur. Çocuklarda en çok görülen konuşma bozukluğu bu bozukluktur. Bu bozukluk çocuğun duygusal durumunu, okul başarısını,sosyal ortamını olumsuz yönde etkiler. Konuşma seslerinin kazanımı 4-5 yaşlarına kadar devam eder ve konuşmanın tam olarak gerçekleşmesi 6-7 yaşlarına kadar sürer. 7-8 yaşına gelene kadar kelimelerin çocuk tarafından eksik söylenmesi olağandır. Başlarda yanlış olan telaffuzlar 4-5 yaşlarına doğru azalır ve ilerleyen zamanlara doğru bu azalış devam eder. Fakat bu süreç fazla uzarsa ebeveynler çocuktaki dil geriliğini hafife almamalılar ve dikkat etmeliler.

Artikülasyon bozukluğunda sesin düşürülmesi veya atlanması, ses eklemesi, sesin değiştirilmesi ve sesin bozulması gibi türler vardır.

  1. Sesin düşürülmesi veya atlanması: kitap yerine kita
  2. Ses eklenmesi: portakal - poratakal
  3. Sesin değiştirilmesi: r ve s harflerinin yanlış telaffuzu. Bu durum çocuklarda hoş bulunmamalı. Zira yaş ilerledikçe bu durum çocuğun sosyal çevresinde olumsuzluklar oluşturmaktadır. Çocuğun arkadaş çevresinde alay konusu olma ihtimali vardır. Alay konusu olan çocuk kendisinden utanarak toplum içerisinde konuşmaktan kendini geri çekebilir. Kendisini toplumdan uzak tutmaya çalışabilir.
  • Kelimelerin yanlış öğrenilmesi de ses değişikliğine sebep olabilir. ( kirpit-kibrit, yanlış-yanlış…)
  1. Sesin bozulması: k ve h harflerinin boğazdan çıkarılması. Halk söyleyiş tarzında konuşma. Çocuktaki yanlış seslendirme ailenin hoşuna gitmemeli. Çünkü bu durum çocukta alışkanlığa dönüşebilir. Çocuğun yanlış seslendirmesi aile tarafından düzeltilerek tekrarlanmalı.

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ

Ağız yapısıyla ilgili anomalilikler( yapısal sebepler), psikolojik sebepler, konuşmayı sağlayan artikülatör organlarda herhangi bir bozukluk olmamasına karşın dil gelişimi esnasında yapılan görevsel yanlışlar artikülasyon sebeplerinin temel nedenleridir.bu nedenleri biraz daha açacak olursak :

  • AĞIZ YAPISI BOZUKLUKLARI
    • Dudak, damak, dil anomalilikleri
    • Dil bağının dil ucuna fazla yakın oluşu
    • Çene, dil kaslarının farklı işleyişi.
      • İşitme kaybı
      • Zihinsel bozukluklar
  • PSİKOLOJİK ETMENLER
    • Çocuğun zihinsel yeterliliği
    • Çocuğun duygusal çelişkiler içinde olması
    • Utangaç karaktere sahip olma
    • Konuşmasında ilerleyen zamanlarda bir bozuklama görülürse bu  durumun nedenini psikolojik etmenlerde aramak gerekebilir.(anne baba arasındaki geçimsizlik, maddi sıkıntılar, taşınma…)
  • GÖREVSEL NEDENLER : Öğrenme ve alışkanlık durumları
    • Dil gelişiminin devam ettiği zamanalarda( pekiştirme, doğru kelimelerin öğretimi) çocuk ile ilgilenen bir ebeveynin olmayışı
    • Ebeveynlerin , çocuklarına doğru konuşmayı öğretme esnasında çocuğa bağırması, baskı kurması, kızması, aşağılaması)

ÖNERİLER

  1. Nedenler belirlenmeli. Tanı koyulmalı. Tıbbı müdahale söz konusu ise uzman doktorlara gidilmeli. Zeka geriliği söz konusuysa çocuğun zeka seviyesine uygun terapi düzenlenmeli. Eğer çocuktaki artikülasyon bozukluğunun sebebi aile ortamı, duygusal çatışmalar gibi problemlerse bir psikologdan yardım alınmalı.psikolojik destek sağlanmalı. Çocuk psikoloğuna danışılmalı. Aile ortamından kaynaklanan problemlerde de ebeveynler aile danışmanlarından yardım alabilirler.
  2. Dil ve konuşma terapisi alınmalı. Terapiste başvurulmalı.
  3. Artükülasyon testleri uygulanmalı.burada resimli ,sorulu, paragraflı testler yapılır.
  4. Kişi kensisindeki konuşma bozuklukluğunun farkında olmalı. Farkında olması için kelime listesi oluşturma, öykü anlattırma, ses kaydetme gibi yöntemler uygulanabilir.
  5. Kişinin farkındalık kazanması için çocuğu terapiye istekli olarak gelmesi sağlanmalı.Çocuğun yanlış telaffuz ettiği kelimeler listelenmeli. Listedeki kelimeler bazen yanlış bazen doğru okunmalı ve çocuktan  her yanlış okunan yeri işaretlemesi istenir.hatalı kelimelerden bir hikaye yazılır ve bu hikaye çocuğa okutturulur. Çocuk tekrar okuyarak yanlışlarını tekrar işaretler.
  6. Hazırlanan kelime listesinde bulunan kelimelere ait resimler toplanarak telaffuz çalışması yapılabilir. Doğru telaffuzlar ödüllendirilebilir.
  7. Artikülasyon organları çalıştırılmalı : sakız çiğnetme, dudaklara bal sürüp yalatma, dudak büzme-germe, mum üfleme,balon şişirme, çeneyi açıp kapatma, ıslık çalma,dil yuvarlama, dişleri birbirine vurma, ayna karşısında doğru telaffuz çalışmaları( ebeveyn ayna karşısında hazırlanan kelime listesinin doğrusunu okurken çocuk ebeveynini gözlemleyerek o da aynı şekilde okumaya çalışır., atasözleri deyimler çalışması…
  8. Bu çalışmalar çocuğu sıkmayacak bir şekilde hazırlanmalı. Çünkü çocuk sıkılarak hiç konuşmama yolunu da seçebilir.
  9. Çocuk yanlış telaffuz ettiği kelimenin doğrusunu çok dinlemeli.
  10. Aile RAM’lara başvurarak artikülasyon testi sayesinde yanlış telaffuzun kelimenin ortasında mı yahut sonunda mı olduğunu görmeli.
  11. Anne babalar sabırlı ve destekleyici olmalılar.
  12. Ses- hece- kelime sırasına öğretim aşamasında dikkat edilmeli.
  13. Masal , öykü gibi türler dinlettirilmeli.
  14. Öğretmenler paragrafları bu bozukluğa sahip bireylere okutabilirler.
  15. Öğretmenler çocuğun hatalı telaffuz ettiği seslerden oluşan isteklerde bulunabilir. ( yan sınıftaki öğretmenden “silgi” ister misin ?)
  16. Çok fazla çaba ile çocuk bıkkınlığa uğratılmamalı.