MAKALELERİMİZ

KAFEİN İLE İLİŞKİLİ BOZUKLUKLAR

 Kafein tüketimine dair ilk bulgular MÖ 2700’lü yıllara dayanır. Bu yıllardaki bilinen kafein kaynağı, yaprakları kaynatılıp demlenerek içilen çaya Çin’de rastlanmıştır. Kafeinin insan yaşamına gerçek anlamda girişi, MS 575’de Etyopyalı bir çobanın kahve bitkisini keşfi ile olmuştur. Çoban otlattığı hayvanlarının parlak-koyu yapraklı, çalı benzeri ağaçtaki kırmızı meyveler olarak tasvir ettiği meyveyi yediklerinde,hayvanların normalden daha coşkulu ve hareketli olduklarını gözlemlemiş. Bu duruma merakı uyanan çoban, merakını gidermek amacıyla aynı meyvelerden kendisi de yemiş. Hissettiklerini çevresindekilere anlatmasıyla ünü her geçen gün yayılan bu meyvenin aslında kahve çekirdekleri olduğu anlaşılmış. Kahve, keşfedildikten sonra uzun süre tıbbi tedavi amaçlı kullanılmış.

Kafeinin kişiden kişiye tüketim miktarının değişmesi dolayısıyla sağlık sorunlarınlarını da tetiklemektedir. Etkilediği sistemler:

  1. Merkezi Sinir Sistemi
  2. Kardiyovasküler Sistem
  3. Gastro-intestinal Sistem
  4. Kadınlarda Fertilite ve Osteoporoz
  5. Çocuk ve Ergen Sağlığı
  6. Diyabet Tip2 ve Parkinson
  7. Diüretik Etkisi                                      

Merkezi Sinir Sistemi:

Tüketim miktarına bağlı olarak, merkezi sinir sistemimizde orta düzeyde uyarıcı etken sağlamaktadır. Bu etki beynimizin birçok bölgesinde uyarılarak gerçekleşir. Kafein ve adenozinin kimyasal olarak birbirlerine büyük oranda benzerlik göstermektedir. Benzerlikleri sebebiyle, merkezi sinir sisteminde hücrede bulunan adenozin reseptörlerine, adenozinin kendisiyle karışması nedeniyle kafeine bağlanır. Bu şekilde merkezi sinir sisteminde uyarıcı etkisini göstermektedir. Kafein tüketiminin uyku düzenini ve melatonin salgısının gerekli düzeyde salgılanmasını olumsuz etkilediği, uykuya dalışı geciktirdiği, gece uyku süresini azalttığı, uykunun normal süresinde ve zamanında değişikliğe sebep olduğu ve bu sebeple uyku kalitesinin düştüğü bilinmektedir. Uykunun zaman seyri ve kalitesi konusunda yapılan bir çalışmada, yedi gün boyunca, öğlenden sonra ve akşam saatlerinde düzenli olarak alınan kafeinin (130 mg/gün) uyku-uyanıklık mekanizmasını düzenleyen melatonin hormonunun sekresyonunu azalttığı, bu sebeple uykumuzun kalitesinin düştüğü tespit edilmiştir. Uyumadan yaklaşık yedi saat önce tüketilen kafein uykuyu olumsuz etkilediği bilinmektedir. Özellikle öğrencilerin çoğunun sınav dönemlerinde kafeinin bu ayık tutma özelliğini kullandıklaını gözlemlemekteyiz.

Kardiyovasküler Sistem

Kalp atış hızı ve kan basıncında ani bir artışa neden olduğu bilinmektedir. Bir çalışmaya göre günde dokuz fincandan fazla kahve tüketen yetişkin bireylerde tüketmeyenlere göre olabilicek kardiyovasküler sağlık sorunu risklerinin daha yüksek olduğu gösterilmiştir.

Gastrointestinal Sistem

Özellikle yetişkin bireylerde mide yanması ekşimesi gibi durumların çay ve kahve tüketiminden sonra arttığı gözlenmektedir. Çocuklarda seyrek görülen bu durum kafeinin bu sistem üzerindeki olumsuz etkisini açıkça belli etmektedir.

Fertilite Osteoporoz

Kadınlarda gebelik, fertilite ve osteoporoz ve kafein ilişkisi hakkında araştırmalar sürdürülmektedir. 500mg ve üzerinde  kafein tüketiminin ani düşüklere, düşük doğum ağırlıklı bebeklere sebep olduğu fakat doğumsal faktörlerle ilişkili olmadığı saptanmıştır. Kafeinin aşırı tüketiminin  kemik sağlığını ve sistemini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Menopozdan sonra ortaya çıkan osteoporoz riskini arttırdığı bilinmektedir.

Çocuk ve Ergen

Çocuklarda uykusuzluk, uykuya zor dalma, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, mide problemleri, kalp ritminde ve kan basıncında düzensizlik veya artışa neden olmaktadır.

Diyabet Tip2 Parkinson

Tüm kafein içeren içeceklerin Parkinson hastalığı riskini azalttığı bilinmektedir. Günlük olarak bir fincan kahve ya da çay içen erkeklerde, içmeyenlere göre Parkinson hastalığı riskinin % 30-50 daha düşük olduğu keşfedilmiştir. Aynı durum kadınlarda aynı etkiyi gösterememiştir. Düzenli olarak günde üç fincan ve üzerinde kahve tüketen bireylerde de Tip2 diyabetin anlamlı olarak düştüğü tespit edilmiştir.

Diüretik Etkisi

Kafein alımının diürezi akut olarak arttırdığı ancak beraberinde kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum ve klor atımının da artmasına neden olduğu belirlenmiştir.