MAKALELERİMİZ

TRİKOTİLOMANİ

Trikotilomaninin çevresel ve genetik kökenleri vardır. Aile bireylerinden aktarılan bazı genler bu hastalığa sebep olabilir. Bu rahatsızlık obsesif kompulsif hastalarda daha sık görülür. Anksiyete tarafından kişide saç çekme atakları tetiklenebilir. Bu hastalığın yaşam süresince yaygınlığı binde beş civarındadır. Genellikle ergenlik döneminde başlar ve kadınlarda daha sık görülür. Koparmadan önce kişi bu dürtüsünü durdurmaya çalışsada bu dürtüsünü durduramaz ve eylemi gerçekleştirir. Eylemi yaptıkdan sonra kişide haz ve doyum oluşur. Trikotilomaninin sebebi net olarak bilinmesede psikanalitik düşünceye göre psikoseksüel gelişim sorunlarına bağlı olarak oluşan kendinden nefret ve kendini iğdişleştirme eyleminin sonucudur. Trikotilomaninin azalmış özgüvenle bağlı olarak sıklıkla ergenlikde başlamasının sebebinin bu yönde olduğu düşünülmektedir. Koparmadan önce büyük bir gerginlik ve sonrasında bir rahatlama oluşur. Bu rahatsızlığı yaşayanlar saç derilerinde bir huzursuzluk yaşayarak saçlarını çekerek bunu gidermeye çalışırlar. Dış bir etmen olmaksızın saçlarını yinede çekerler. Bu yolla hasta saçlarını kaybetmeye başlar. Saçını çektiklerini bilirler ama bunu yaparken farkına varmazlar. Saçlarını çektikleri bölge  sıklıkla birkaç alanda olur ama daha fazla alandada olabilir. Genellikle saç çekilirken bunun dışında kaşlar, kirpikler, kollar, bacaklar ve yüzdeki bölgelerden oluşur. Azda olsa bazı insanlarda koltuk altı kıllarının, sakalın ve genital kılların çekildiğide görülmüştür. Trikotilomani hastaları kıllarını çekmeyi bir süre bırakabilirler ancak bu durum geçicidir. Daha sonra tekrar çekmeye başlarlar. Anksiyete, depresyon ve obsesif kompulsif bozukluğu olan kişilerde yaygın olarak trikotilomani gözlemlenmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde trikolomani paralellik gösterebilir. Stresli kişinin rahatlaması için bir yola başvurma ihtiyacı hissedebilir ve bunu saçlarını çekip rahatlamayı gerçekleştirmek için yapabilir. Sonrasında stres durumu geçsede bu alışkanlık kişide kalabilir. Yapılan araştırmalarda trikotilomani hastalarının beyinciklerinin hacimce daha küçük olduğu tespit edilmiştir. Başka bir bulgu ise hastaların beyinlerinde normal insanlara oranla daha fazla gri madde olduğu bulunmuştur. Trikotilomani hastalığının tedavisi kişilerin yaşlarına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Eğer hasta çocuk ise aile desteğiyle bu durumdan kurtulabilir. Fakat yetişkinler için bu durum böyle olmamaktadır. Trikotilomani hastası yetişkinlerde genelde farklı zihinsel rahatsızlıklarda oluyor. Bunun en etkili ilacı psikoterapidir. Bazı psikiyatristler ilaçla tedavi etme yönteminede başvurabilir. Asıl tedavi yöntemi olarak davranış terapisi gerekir. Davranışın farkındalığını arttırmak için hastayla farkındalığını arttırmaya yönelik çalışma yapılır. Hastanın saçlarını kopardığı zamanları günlük şeklinde not etmesi istenir. Hangi durumlarda koparmanın daha çok olduğu tespit edilir. Hastanın tedavide uyumlu bir şekilde ilerlemesi için koparmalardan kaynaklı öfke, hayal kırıklığı gibi duyguların biliçdışı yönleri irdelenerek bakılır. Koparmanın otomatik bir şekilde oluşmasının önlenmesi için ayna karşısında bu hareket taklid edilerek farkındalık oluşması sağlanır. Kişi anksiyete ve stres yaşadığı durumlarda rahatlaması için rahatlama teknikleriyle tedavi desteklenir. Koparmaya karşı alternatif başka davranışlar oluşturulmaya çalışılır.