MAKALELERİMİZ

Duygudurum ve Duygudurum Bozukluk Nedir

Duygudurum, insanı etkileyen etkenler ile değişim gösteren ruh halidir. Bu ruh halleri uzun süreli ve ileri boyutta ise bunlara duygudurum bozukluğu denir. Duygudurum bozuklukları duygularda etkisizleşmeye neden olur. Aşırı üzüntü ve depresyondan aşırı sevinçli mani durumlara doğru gidebilen karışık bir sürece neden olur.

DSM-5’te duygudurum bozuklukların iki ana türü onaylamıştır. Bunlar: yalnızca depresif belirtiler ve yalnızca manik belirtiler içermektedir.

 

Depresif Bozukluklar

Derin üzüntü, zevk alamama depresyonun başlıca belirtileridir. Çoğu insan yaşamı boyunca üzüntüyü tadar, depresif olduğunu söyler. Aslında insanlar depresif bir bozukluk geliştirdiklerinde kendilerini suçlayan düşünceler oluştururlar. Dikkatlerini tüketen zorluklar vardır. Bu zorlukları yenmek için ve dikkati toplamak için yoğun çaba harcar ve yorulurlar. Sıklıkla her şeyi olumsuz ve karanlık görürler. Umutlarını kolay kaybedebilirler.

Fiziksel belirtileri de çok sık görülür. Bu kişiler bitkin, düşük enerjili, fiziksel acı ve ağrılar yaşayabilirler.

Hatta bazı kişiler aşırı yorgun, uykuya dalma ve uykuyu sürdürme sorunları yaşarlar. Bazıları da tüm gün uyur, yediğinden içtiğinden zevk almaz, iştah ve cinsel istekleri azalmış ve kaybolmuş olabilir.

Bazıları kol ve bacaklarının çok ağırlaşmış olduğunu hisseder, bazılarının hareketleri yavaşlamıştır. Bazıları da yerinde duramaz, kıpır kıpırdır, insiyatifleri yoktur, sosyal geri çekilmeleri yaygındır. Yalnız başına ve sessizce otururlar, görünüşlerini ihmal edebilirler. Bazıları umutsuzluktan intihar düşünceleri geçirebilirler.

Toplumda duygudurum bozukluklarının görülme sıklığı %1 dir. Yani 100 kişiden birinde görülür.

Her yaştan bireyde görülebilir fakat 17-23 yaşları arasında daha yüksek görülme oranı vardır.

Kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür.

En önemli nedeni soyaçekimdir. Yani ailede hastalığı taşıyan bir akraba.

Duygudurum bozukluğu her mevsim görülebilir fakat yaz aylarında daha sık görülmektedir. İlkbahar yaz döneminde manik özellikler, sonbahar kış aylarında depresyon daha yaygındır.

Manik dönemde uykusuzluk, neşe, öfke, fazla enerji, aşırı para harcama, fazla coşkulu olma, aşırı konuşma ve aşırı hareketlilik, cinsel istek artışı, düşüncesizce davranışlar, dikkat sorunları yaşarlar. Bu aşırı hareketlilik, coşkuya rağmen kişiler yorulmaz, enerjiktir. Düşünceleri birbiri ile yarışıyor gibidir. Yabancı kişilerle çabuk samimi olabilir, anlamsız yatırımlar yapabilir.

Depresif dönemde kişiler kendilerini sürekli üzgün, endişeli, kötümserlik içinde ve ümitsiz hissederler. Suçluluk, değersizlik, ilgi ve isteklerin azalması, unutkanlık, iştahsızlık, karar vermede güçlük, kilo kaybı veya kilo alımı, ölüm ve intihar düşünceleri görülebilir.

Örneğin:

Depresyon: “Yeteneklerimin tümünü kaybettim. Aklım yavaş çalışıyor sanki neredeyse işe yaramaz bir haldeyim. Çaresizlik ve ümitsizlik içindeyim. Diğerleri sadece moral bozukluğu olduğunu ve üstesinden gelebileceğimi söylüyorlar. Ama ne hissettiğim hakkında en ufak fikirleri yok. Eğer hissedemezsem, düşünemezsem, hareket edemezsem ve de iyileşemezsem niye bu dünyada yaşıyorum ki?”

Hipomani: “İlk önce kendimi yüksekte hissediyorum, bu harika bir şey... düşünceler hızlanıyor... sanki yıldızlar daha parlak görünüyor... doğru kelimeleri ve fikirleri anında buluyorum. Daha önce hiç ilgilenmediğim insanlar ve eşyalar birdenbire ilginç hale geliyorlar. Şehvet hislerim artıyor ve baştan çıkarmak ve çıkarılmak karşı konulmaz bir hal alıyor. Kendimi çok iyi, çok mutlu ve çok güçlü hissediyorum. O anda her şeyi yapabilirim. Ama bütün bunlar bir noktada değişiveriyor.”

Mani: “Zaten hızlı olan düşüncelerim daha da hızlandı. Düşünceler kendi kendine geliyorlar durduramıyorum. Bulaşıcı bir mizah anlayışım oluyor. Arkadaşlarım benden korkuyorlar. Her şey benim aleyhime oluyor. Çabuk sinirleniyorum, zaman zaman korkularım oluyor, kontrolümü kaybediyorum.”

Duygudurum bozukluğu yaşamış kişilerin kendilerini bu şekilde ifade etmişlerdir.